Pek Coşkulu, Çok Keyifli

Manisaspor deplasmanından sonra iç sahada kayıpsız geçmemiz gereken bir maçta İstanbul B.B. maçı ve maçın alt metnine baktığımızda ; Şampiyon olduğumuz sene aldığımız 6-0 lık maçtan bu yana İ.B.B’yi hiç yenemeyişimiz, Bursa’da oynadığımız son 10 maçın ilk yarısında tek gol dahi atamamamız ve klasik İ.B.B’nin Bursaspor maçlarında hep savunmayı düşünmesini aklımıza getirdiğimizde “Acaba” larla gittik maça.

Bu düşünce ilk 5 dakikada tersine döndü diyebiliriz daha kadroda “O oynasın, bu oynamasın” diye düşünürken bugün kim oynarsa oynasın istenen Bursaspor olacağı mesajını aldık takımdan zira daha ilk dakikadan anlaşılan 2 zihniyet farkı vardı takımda 1.cisi hücumda alışılagelmişin dışında hareketli bir Bursaspor vardı, boş koşular yapan dikine giden toplu, topsuz oyuncular olunca bol bol alan buluyorduk keyifli hücum yapabilmek için 2.cisi de Bursaspor savunma ve orta saha oyuncularının top ayaklarına geldiklerinde yaptıkları normalde “Önce sağa sonra sola sonra tekrardan sağa” bakarak topu kullanan oyuncular İ.B.B. karşısında baktıkları yere topa atarak en az top başına “3 saniye” kazandırdılar takıma e böyle olunca da keyifli bir Bursaspor izledik.

Maça hareketli başladık dedik, sahada herkesten hareketli tam bir “Deli Fişek” vardı sahada “Suat Arslanboğa” daha 3. dakikada Ozan İpek’e yapılan net bir penaltıyı tereddüt etmeden devam ettirdi. Bu hareketinden sonra da devreler iyiden iyiye yandı. Aslında birçok faulü es geçmesi iki takım içinde oyunun daha tempolu geçmesine sebep oldu ama gösterdiği kartlardaki tutarsızlık ve bir pozisyon var ki devam ettirdiği -hem gol yiyorduk Holmen’in topu direkten döndü hem de itirazdan Batalla kart gördü- orada artık tribün için son vukuatı o oldu buna rağmen hakem üzerinden taşkınlık yapmadı Bursaspor taraftarı altını çizmek gerekiyor.

Bursaspor adına kötü diyebileceğimiz “Adam” istek anlamında yoktu sadece psikoloji vardı birazdan değineceğim. Bakınca Sestak kaçırdığı pozisyonlarda sırıtmış gibi gözükse de Doka gibi ligin en önemli kanat oyuncusunu Basser ile birlikte sahadan sildiler desem yeridir. Özellikle kullandığımız kornerlerin dönüşünde ki topları kesmede çok etkili hızını ve fiziğini çok iyi kullanıyor bu anlarda. Aynı şekilde Adem de sakatlıktan sonra sezon başındaki Adem seviyesine gelemese de dün zaman zaman dikine oynayarak korkmazsa daha faydalı olabileceği hissini verdi bana. Takımda kötü yoktu dedik ama çok iyiler vardı başta N’Diaye ve Pinto-Batalla ve Carson.

Yazının başında dedik ya dinamik hücum, bunun temel oyuncularından biri N’Diaye’ydi. Toplu, topsuz hücuma destek verdi. Takımın ilk golünü attı, ikinci ve üçüncü gollerini de atabilirdi ceza sahası içerisinde çokça gözüktü. Sarı kart görmeyeydi Samsunspor maçında cezalı duruma düşmese güzel olacaktı ama o kart biraz Suat Arslanboğa koktuğu için fazla birşey söyleyemiyorum.

Yeni Nunez(!) Pinto’da maçın en iyilerinden biriydi. Adam geçebilen, hava topu alabilen, fiziğine göre hızlı, oyunu aklıyla oynayabilen bir oyuncu görünümündeydi İ.B.B karşısında Sestak, Batalla, Ozan ve N’Diaye’nin fazlasıyla boş alan bulmasına sebep oldu. Kendi ısrarıyla bir korner kazandırdı devamında da golü attı. Gecenin hak eden isimlerinden biriydi.

Batalla’yı aslında buraya yazmamak lazım zira Reyiz’in artık klasiği haline geldi bu performanslar. Oyunun hücum zenginliğinin baş aktörlerinden biriydi. Insua gelmeden önce şampiyonluğa şahane katkı koydu, 1.5 sene iyiydi ama eleştiriliyordu derken Insua gitti yine “Etkileyici” oynuyor. Toprağı yaramadı kendisine.

Ve Carson O’nun da durumu az çok Batalla gibi. Senenin en iyi performans sergileyen oyuncularından biri geçen hafta yediği hatalı gole rağmen. Maçın başında Tom’un köşeye giden topunu çıkaramasaydı bambaşka şeyler konuşuyor olabilirdik bugün. Varlığı bana güven veriyor zaten iç sahada en az gol yiyen takım Bursaspor ise baş sebeplerinden biridir Carson.

Maçın sadece gol özetlerini izleyen birisi “Bursaspor yine duran toplardan atmış” diyecektir ama bu kısırlıktan çok uzak bir futbol oynadı Bursaspor ama net 13 pozisyonu harcadık. Bu pozisyonları harcayınca maç sonunda Wederson ve Suat Arslanboğa yapımı kırmızı kartı da görünce o kötü psikoloji devreye girdi yeniden. Böylesine günlük güneşlik bir maçın sonunu yine fırtına, borana karşı oynadık. Önce Edin Visca harika bir gol attı. Eren Aydın’ın pası da , Visca’nın vuruşu da fevkaladeydi. Sonra çıkamadık sahamızda, savruk savruk kafa vuruşları, kısa düşen uzaklaştırmalar stadyumda herkesi yine “Dejavu” bilincine soktu ama neyse ki hak ettiğimiz 3 puanı alabildik.

Maç ile alakalı “Keşke olsaydı” diyebileceğim şeyleri de yazıp, yazıyı bitireyim. 70. dakika civarında 2-0 yakalamış ardından İ.B.B 10 kişi kalmışken Ertuğrul Sağlam “Kazanacağız” dediği Bangura’yı oyuna alsaydı. Çift forvet Pinto-Bangura’yı 20 dakika kadar hem de eksik rakibe karşı izleyebilseydik. Ertuğrul Hoca tedbirli bir teknik direktör sakatlanan Serdar sonrası İbrahim değişikliğiyle 1 hakkını yemişti. Belki yine böyle olacak diye düşünde keza Wederson atıldığında Hakan Aslantaş’ı oyuna alabildi ama ben ikisini yan yana izlemek isterdim. Pinto’nun açacağı geniş alanlarda birde Bangura’yı görmek keyifli olurdu.

Artık hedef hücum hattı inanılmaz formda olan Samsunspor. Ekigho sene başında beklediğim formunu yeni yeni yakalıyor. Gekas inanılmaz uyum sağladı. Bance Afrika Kupası’ndan döndü boş geçmedi. Haftaya N’Diaye’nin yokluğunda Stepanov’a şans verirse Hoca önemli aşama kaydetmiş oluruz bu oyunculara karşı daha maç başlamadan.

bursasporbaskadir.blogspot.com

Bloglar'dan, Futbol Yorum kategorisine gönderildi Etiketler: , , , , ,